5 Mart 2009 Perşembe

Femelle subtile et billy le lion.

Gökyüzü gri, güneş akkor beyazıydı. Yine de yeşil çayır bu Liverpool esintisinden etkilenmiyor biraz hırslı da olsa, oynaşan kaplanlarla beraber, izleyenlere keyif vaad ediyordu. Planlı bir şekilde orada bulunan genç insanlarsa izlermiş gibi yapmakta diretiyordu.

İkisinin de gergin olmalarının sebebi, yerkürenin ücra bir köşesinde karşı cinsle yorumlanamayacak ancak yorumlanmayı talep edecek kadar yan yana oturuyorken görülmekten çekinmek değildi.

Eski sevgili olmanın yükü boyunlarını morartmış, omuzlarını çürütmüştü. Etrafta modernliklerini takdir edebilecek insanlar olsa 'ayrıldıktan sonra arkadaş kalma' görüntüsünü çok daha huzurlu pazarlayabilirlerdi.

Samimiyetsiz ve kısa nefesler, rüzgarı çürük muz gibi kesmeyi bıraktı. Uzaklarda bir fizikçi burnunu kaşıdı. Genç kadın çaresiz bir ava yaklaşır gibi sırıttı. Sigarasını silkip, şu anda kenarları yukarı kalkık, en deneyimli fahişeyi bile kıskandıracak kadar biçimli, kırmızı boyalı dudaklarına götürdü. Kısa bir solukla aldığı dumanı saldı.

" Yeni sevgilin yatakta benden iyi mi? "

Konudan bağımsız bir sessizlik oldu. Kızın sigaradan midesi ekşimişti. Delikanlı ise uluslararası finans düşünüyordu. Ama mortgage ile meşgul zihinler bile böyle bel altı bir vuruşla dikkatlerini yoğunlaştırabilirdi.

" Hayır " diye yanıtladı sakince " ama ben onlarla daha iyi sevişiyorum."

Cırtlak sesli bir grup kadın, 'mediocrity rules' diye bağırıyordu.

" Neden? "

" Çünkü beni senden daha çok seviyor. "

Yerdeki iltihaba basmamak için dairesel hareketler yapıp kaplanlarına bindiler. Gerçek arkadaşlar gibi batan güneşe doğru ilerlediler. Gölge edenlerden basit ihsanlar istediler. Onlar da verdi. Sonunda bir 'ihsanlık' alamadan öldüler.

Hiç yorum yok: