7 Mart 2009 Cumartesi

Bu akşam üzümleri evde bıraktım.

Dişi olan, etli, beyaz tenli vücudunu örtülerin altından sabah serinliğine çıkarmadan doğruldu. Hafifçe üzeri açılan erkeğe asla yerini mantık, dinginlik ve huzurun alamayacağı bir şefkatle baktı. Devamlı hayatın umarsızca mükemmel olduğunu anlatan ağzı öpmek için eğildi. Bir kedi çöpü karıştırırken gürültü yaptı, işine giden bir adam sigarasını yere atıp otobüse bindi.

Bu adam ona haytın güzelliğini anlatmaya gelen, her zorlukta kendisine omuz veren bir peygamber mi yoksa sürekli yakın geleceğin haberlerini binbir yalanla süsleyip kulağına fısıldayan sinsi çıkarcı bir kahin miydi?

Bilemedi. Öpmekten vazgeçti. Adamın kendisinden önce uyanırsa kahvaltı hazırlayacağını bildiğinden geri uyudu.

1 yorum:

DhargaN dedi ki...

write moar... me likes..